konya escortmersin escortantalya escort
aura clubkemer rent A carantalya webtasarım
SON DAKİKA
bursa escort bayanbursa escort bayanbeylikdüzü escortmeyve siparişiescort bayanistanbul escortmersin escort bayanescort kayseriescort bursaescort kayseribursa escortbursa escortbursa escortbursa escort

Eski İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk: “Konuşursam, çok kişinin siyasi hayatı biter”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde üst görevlere getirdiği isimler, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları hakkında konuştu.

Bu haber 17 Mayıs 2019 - 17:32 'de eklendi ve 90 views kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde üst görevlere getirdiği isimler, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları hakkında konuştu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde İETT Genel Müdürlüğü yapan Mehmet Öztürk, “Anlatacaklarım, şu anda iktidarda olan insanların ayaklarının kaymasına sebep olur, o da benim yapacağım iş değil. Konuşursam, çok insanın siyasi hayatına mal olur” dedi.

Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde Park ve Bahçeler Müdürü olan Ali Karakoç da, “Bildiklerimi anlatsam yer yerinden oynar. Ama ben bu millete de inancımı tamamen kaybettim. Milletin umurunda değil ki!” ifadelerini kullandı. Ahmet Dönmez’in Klas Yayınları’ndan çıkan ‘Yüzde On-Adil Düzenden Havuz Düzenine’ isimli kitapta çarpıcı ayrıntılar var. Erdoğan’ın 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı seçilmesi ile birlikte ihalelerden pay alınmaya başlandığı ve geleceğin iktidarını kurabilmek amacıyla bir para havuzu oluşturulduğu öne sürüldü.

Kitapta yer alan iddialara göre, o dönem Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını yapan eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, havuz sistemi yüzünden yollarını ayırdı. İhalelerden yüzde 10 komisyon alınmasından rahatsızlık duyan ve bunun dinde yerinin olmadığını savunan Dinçer, 1996 yılında Erdoğan’la yollarını ayırdı. 2001 yılında AKP’nin kuruluşuna kadar da bir araya gelmedi.

Habere göre, kitapta görüşlerine yer verilen eski İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk, yolsuzlukların hiçbir zaman kesilmediğini ve kendi dönemlerinde de sürdüğünü belirtiyor. “Anlatacaklarım, şu anda iktidarda olan insanların ayaklarının kaymasına sebep olur, o da benim yapacağım iş değil. Konuşsam, çok insanın siyasi hayatına mal olur.” diyen Öztürk, “Eskiden yolsuzluğu rejimin adamları yapardı. Şimdi bizim arkadaşlar yapıyor. Eskiden biz bu konuda hiçbir şey bilmiyorduk, düşe kalka öğrendik ama öğrendikten sonra da iyi öğrendik. Şimdi ironi ile arkadaşlara diyorum ki ‘Şunlar şunlar küpünü iyi doldurdular, artık bir yere atarken bunları seçin. Eğer yeni birini bulursanız o da küpünü dolduracak, bir sürü zaman ve kaynak israfı olacak.’ diyorum.” iddiasında bulunuyor.

ALİ KARAKOÇ: BİLDİKLERİMİ ANLATIRSAM YER YERİNDEN OYNAR

Kitapta, Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde Park ve Bahçeler müdürü olan Ali Karakoç’un açıklamalarına da yer verilmiş. Şahit olduğu yolsuzluklara dayanamayarak istifa eden Karakoç, şu itiraflarda bulunuyor:

“Bildiklerimi anlatsam yer yerinden oynar. Ama ben bu millete de inancımı tamamen kaybettim. Milletin umurunda değil ki! 1996’da Antalya’dan İstanbul Belediyesi’ne geçtiğimde kısa sürede çok şeye şahit oldum. Neler gördüm neler… Midem bulandı. Bir gün rahmetli Erbakan hocaya, ‘Hocam, ben Ashab-ı Kiram dönemini yaşatacağız diye geldim ama heyhat… Her yerde yolsuzluk var. Artık dayanamıyorum. Bir basın toplantısı düzenleyip her şeyi anlatacağım.’ dedim. Hoca, ‘Evladım dünyanın çivisi çıkmış. Eğer başına gelecek her şeyi göze alıyorsan çık anlat.’ dedi.”

Belediye bürokratlığı döneminde, yolsuzluklar karşısında “Bu para vatandaşın parası, vicdanen rahatsızım.” diyen ama itirazları, “Sen imzalamazsan imzalayacak biri bulunur.” denilerek pasifize edilen Karakoç, öğrendiklerini Tayyip Erdoğan’la da paylaştığını ama onun tarafından terslendiğini de dile getiriyor.