konya escortmersin escortantalya escort
aura clubkemer rent A carantalya webtasarım
SON DAKİKA
bursa escort bayanbursa escort bayanbeylikdüzü escortmeyve siparişiescort bayanistanbul escortmersin escort bayanescort kayseriescort bursaescort kayseribursa escortbursa escortbursa escortbursa escort

Soylu: Bu coğrafyayı gül bahçesine çevireceğiz

Yenikapı’daki iftar programının ardından Pendik Dumlupınar Mahallesi’ndeki vatandaşlarla bir araya gelerek onlara seslenen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, nice ramazanlara huzur ve barış içerisinde tekrar kavuşmayı dilediğini söyledi.

Bu haber 08 Haziran 2019 - 23:38 'de eklendi ve 3 views kez görüntülendi.

Yenikapı’daki iftar programının ardından Pendik Dumlupınar Mahallesi’ndeki vatandaşlarla bir araya gelerek onlara seslenen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, nice ramazanlara huzur ve barış içerisinde tekrar kavuşmayı dilediğini söyledi.

Suriye Azez’de 3’ü çocuk 12 kişinin patlama sonucu hayatını kaybettiği haberini aldıklarını aktaran Soylu, “Biz oraları huzurlu bir şekilde yapmaya çalışırken birileri yine oranın huzurunu altüst etmek için elinden gelen gayreti ortaya koyuyorlar. Bugüne kadar da o bölgelere, 331 bin kişi Türkiye’den gönüllü bir şekilde geri gitti.” dedi.

Ramazan Bayramı için alınan tedbirlere değinen Soylu, yılbaşından itibaren trafik kazalarındaki ölümlerde yüzde 39 azalma olduğunu anlattı.

İlk kez yukarıdan aşağıya azalan bir ölüm oranıyla karşı karşıya olduklarını belirten Soylu, geçen yılın ilk 5 ayı ile bu yılın ilk 5 ayındaki sayıları kıyaslayarak 500’ün üzerinde azalmanın söz konusu olduğunu söyledi. Soylu, “Yine ilk bayramda, bayramın ilk günlerinde geçen yıl ortalama 20 kişi hayatını kaybetmişti, bu yıl da 7 kişi hayatını kaybetti. Buralarda da neredeyse her 10 kilometrede bir polisimizin, jandarmamızın, güvenliğimizin olduğu bir denetim ortaya koymaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

“YAKLAŞIK 2 AYDIR 91 TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ”

Süleyman Soylu, bugün bir vatandaşın kendisine, “Süleyman Bey seni seviyoruz ama biraz daha yumuşak olsan olur mu?” dediğini ifade ederek şöyle devam etti:

“31 Aralık 2016 tarihinden itibaren bu ülkede İstanbul’da bomba patlamıyor, terör hadisesi yok. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de bir terör hadisesi yok. Hakikaten büyük mücadele veriyoruz. Şu son 2-3 günde güvenlik kuvvetlerimiz öyle olaylar engellediler ki. Bilesiniz, istihbaratımız hakikaten herkes iyi çalışıyor. Eğer biz hem işimizi yapmasak hem de sözümüzü bazen keskin söylemesek Doğu ve Güneydoğu dahil olmak üzere vatandaşlarımıza adım attırmazlar. Oradaki evlatlarımız mücadele ediyorlar, kusura bakmayın ama terörle mücadele şaşı yapılmaz. Kararlı olacaksınız, ülkenin huzurunu sağlayacaksınız. 12 bin, 15 bin bu dağlarda terörist vardı. Şu anda 600’ün biraz üzerinde. Yaklaşık 2 aydır 91 terörist öldürüldü. 450’nin üzerinde teröristin de kimi teslim oldu.”

İstanbul’un kendi değerlerinden uzaklaşmasından büyük üzüntü duyacağını ifade eden Soylu, şunları kaydetti:

“Gezi olaylarında yaşadık. Hep beraber öyle bir harelendiler, öyle bir ateşlendiler ki arabaları durdurdular, insanları aşağıya indirdiler, Türkiye’nin o günkü Başbakan’ı aleyhine sloganlar attırdılar. Neden? Dertleri ne Binali ağabeydir, ne benim, ne Tayyip Erdoğan. Dertleri siz, biziz. Bizim olmamızı istemiyorlar. Endişem şudur, İstanbul’un gücü üzerinden bir tartışma oluşturacaklar, İstanbul’un gücü üzerinden çatışma oluşturacaklar, İstanbul’un gücü üzerinden bir istikrarsızlık iklimi burada başlatacaklar. Yüzdük yüzdük kuyruğuna kadar geldik. Şimdi önümüzde 4 yıl kadar bir zaman dilimi var. Bu 4 yılın üzerindeki zaman diliminde yapmamız gereken siz işinize bakacaksınız, biz işimize bakacağız, belediye reisi işine bakacak. Son 1,5-2 yıldır yapmadıkları ekonomik saldırının ölçüsü kalmadı. Gezi olaylarında yapamadıklarını, 17 ve 25’te yapamadıklarını, ‘Biz bunları milletin gözünden nasıl düşürürüz? Bir ekonomik saldırı yaparız onunla düşürürüz.’ Biz buna direniyoruz ama bu sefer 28 Şubat’taki gibi ayaklarımız yere zayıf basmıyor. 80 darbesinde olduğu gibi ayaklarımız yere zayıf basmıyor. Şu anda direniyoruz biz onlara, milletçe direniyoruz, her şeyin farkındayız. Eğer her şeyin farkında olmasaydık Cumhur İttifakı’na yüzde 52 oy vermezdi bu millet 31 Mart’ta.”

“İSTANBUL BELEDİYESİNE GELDİĞİNDE YAPTIĞI İLK İCRAAT, BÜTÜN VERİLERİNİN KOPYALANMASI”

Vatandaşların yüzünü kara çıkarmadıklarını ve çıkarmamak için büyük bir mücadele ortaya koyduklarını belirten Soylu, şöyle konuştu:

“İçişleri Bakanlığına geldiğimde şunu yapsaydım beni ayıplardınız; elime iki tane cd alıp, emniyet istihbarat başkanıyla, jandarma istihbarat başkanını çağırıp, ‘Alın arkadaşlar, benim adım Süleyman Soylu, benim adıma Türkiye’nin bütün istihbarat bilgilerini buraya yükleyeceksiniz ve bana getireceksiniz.’ deseydim ben yanlış yapmış olurdum. Neden? Bu millet ve devlet bana namusunu ve mahremini emanet etmiş. Ben dedikoducu değilim, birilerinin peşinden gezemem. Bu yanlış bir şey. Benim görevim suçla ve suçluyla mücadele etmek. Benim görevim rakiplerime, öteki taraftan beğenip beğenmediğim insanların peşinde gezmek için onların arkalarında önünde ne var ona bakmamak. Bir kişinin karşısında bir hadiseyi gördüğünüz zaman bile biraz durmak gerekir. İstanbul Belediyesine geldiğinde yaptığı ilk icraat, bütün verilerinin kopyalanması. Ne yapmak istiyorsun? Kanunen de yasak zaten. Ne yapmak istiyorsunuz? Ne etmek istiyorsunuz?”

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN NASIL ÇÖKERTİLECEĞİ KONUSUNDAKİ ŞİFREYİ ÇÖZDÜK”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Teröre, DHKP-C, PKK, DEAŞ bunların hiçbirisine kafanızı takmayın. Bunun üzerinden Allah’ın izniyle geleceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü o kadar önemli bir yere ulaştı ki iddialı bir söz söylüyorum, bu coğrafyayı gül bahçesine çevireceğiz. Sizin desteğinizle, kuvvetinizle. Biz onların şifrelerini çözdük. Canlarının nereden acıyacağını, terör örgütlerinin nasıl çökertileceği konusundaki o şifreyi çözdük.” dedi.

“AVRUPA’YLA SON 300 YILDIR İLK KEZ MAKASIMIZI DARALTIYORUZ”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Avrupa’yla son 300 yıldır ilk kez makasımızı daraltıyoruz. Elimizi onlara açmıyoruz. Özgüvenimizi yerle yeksan edenlere tabi olmuyoruz. Ve bize parmak sallayanlara da boynumuzu eğmiyoruz. Bugün kendi iradesini, kendi anlayışını ortaya koyan bir tablo sergiliyoruz.” dedi.

Trabzon dernekleri, Trabzonlu kanaat önderleri ve iş insanlarının katılımıyla Pendik’te düzenlenen sahur programına katılan Soylu, programa gelen vatandaşların tek tek masalarını gezerek tokalaştı, fotoğraf çektirdi.

Bakan Soylu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin kendi iradesini ve anlayışını ortaya oyan bir tavır sergileyerek Avrupa’yla son 300 yıldır ilk kez makas daralttığını ifade etti.

Süleyman Soylu, Türkiye’nin bu noktada önemli bir tercih yaptığını belirterek şunları kaydetti:

“Biz bir tercih yaptık, o tercihle beraber insansız hava araçları yaptık. Atak helikopterleri, cirit füzeleri yaptık. Size bir şey söylemek isterim. Zeytin Dalı Harekatı’na giderken Amerika’dan aldığımız akıllı mühimmatlar bitebilir diye çok endişe ettik. Çünkü Amerikan Senatosu o silahları bir daha bize vermeyecekti. Ne oldu biliyor musunuz? Zeytin Dalı Harekatı bitmeden, bizim mühendislerimiz bütün dünyaya nazire eder şekilde, Amerika’nın bize satmamak için senatosundan bin bir türlü bahane ürettiği o akıllı mühimmatları bizim evlatlarımız yaptılar. Bir tercih yaptık ve o tercih sonucu geldiğimiz yer şurasıdır. 31 Aralık 2016’dan itibaren İstanbul dahil olmak üzere büyükşehirlerimizde Allah’a hamdolsun bir tek bomba patlamıyor.”

Geçmişte 12 Eylül’ü ve 28 Şubat’ı yaşamış Türkiye’nin kişi başı 200 dolar gelir seviyesine sahip, altyapısı olmayan bir ülke olarak zayıf bir konumda olduğunu hatırlatan Soylu “Size şunu söyleyeyim biz 15 Temmuz’u hep birlikte yaşadık, elbette ki birçok faktör vardı ama bu millet 1980 darbesini gördü, 28 Şubat’ı gördü. Ama bu milletin orada bir farklılığı vardı. Artık bu milletin şehir hastaneleri vardı. Artık bu milletin havalimanları 56’ya çıkmıştı. Artık bu milletin 81 vilayetinde üniversiteleri vardı.” dedi.

“DÜNYAYA HARAÇ ÖDEMEYEN BİR TÜRKİYE VAR”

Artık dünyaya haraç ödemeyi reddeden bir Türkiye olduğunun altını çizen Bakan Soylu, şöyle konuştu:

“Türkiye başka bir noktaya doğru gidiyor, altyapısını iyi takip eden bir Türkiye. Bir taraftan sanayisini ve üretimini arttırmaya çalışan bir Türkiye, bir taraftan dünyaya elini uzatan bir Türkiye. Onun için altı yedi yıldır, Gezi, 17 Aralık, 6-7 Ekim… bu olaylar olmasına rağmen Türkiye’yi bir fiskeyle yıkamıyorlar. Şu son bir buçuk yılda Amerika’nın yaptığı o ekonomik saldırıların tamamına direniyoruz biz. Eğer direnmezsek biz, yüzde iki yüz, iki yüz elli, üç yüzlük bir devalüasyona ‘evet haklısınız gelin yapın’ demiş olsaydık, bugün bu saldırıları yapmazlardı. Cebimizden haraçlarını alırlar, bir sonraki haraç için bizim tekrar kazanmamızı ve biriktirmemizi beklerlerdi. Eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki fark budur. Dünyaya haraç ödemeyen bir Türkiye var.”

“BUGÜN DÜNYANIN EN TEMİZ ÜÇÜNCÜ METROPOLÜDÜR İSTANBUL”

Geçmişte İstanbul’da yaşanan çevresel sorunlara ve ulaşım sorunlarına da değinen İçişleri Bakanı Soylu, İstanbul’un bugün dünyanın en temiz üçüncü metropolü olduğunu vurguladı.

Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bakın kendi suyunun yüzde 95’ini temizleyerek denize boşaltan dünyada neredeyse başka bir şehir yok. Yine katı atık konusunda başka bir şehir yok. O kadar önemli bir ilerleme sağladık. Onun için düşünüyorum Yavuz Sultan Selim Köprüsü olmasa, Avrasya Tüneli olmasa, Marmaray olmasa, aynı zamanda bir taraftan Osman Gazi Köprüsü olmasa, Kuzey Marmara Otoyolu’nda bir hat daha açıldı şimdi bunlar olmasa İstanbul trafiği nasıl olacak. Metrobüs olmasa, bir taraftan raylı sistemler bir taraftan 6 binin üzerinde otobüs olmasa nasıl olacak. Tek metromuz Taksim Tünel arasındaki hattı, şimdi İstanbul’un altı örülüyor.”

Vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Bakan Soylu, son olarak şunları söyledi:

“Bu İstanbul sadece bizim İstanbul’umuz değil. Bu İstanbul bize büyük bir emanet, geleceğe bırakmamız gereken medeniyetimizin bir mirasıdır. Bu İstanbul Şam’ın, Kerkük’ün, Halep’in, Bosna’nın, Kosova’nın, Doğu Türkistan’ın umudu İstanbul’dur. Bu İstanbul Fatih Sultan Mehmet’in, Akşemsettin’in, Mimar Sinan’ın bütün eserleriyle beraber bütün dünyanın hayran baktığı bir İstanbul’dur. Biz bu İstanbul’u kim ne söylerse söylesin, ne ortaya koyarsa koysun, biz bu İstanbul’u bu değerlerden yoksun, bu değerleri kale almayan, bizi küçümseyen ve bizim değerlerimize ve inancımıza, geleneklerimize, medeniyetimize yukarıdan bakana teslim edersek, İstanbul’u da kaybederiz.”